Emsallerine faiktir

Kasım 16, 2015

Moskova Metrosu ile İlgili Bikaç Şey


Arbatskaya |15 Mayıs 1935 | Vestibül  ve İstasyon Mimarı : L.S. Teplitsky
 
Giriş Holü (vestibül)'ün dikkat çekici yıldız formu II. Dünya Savaşı Sırasında Alman Bombardıman uçakları için kolay bulunur bir hedef oluşturmuş. 1941'deki bir hava akınında  giriş ve hatlar ağır hasar alınca, hat tünelleri daha derine indirilerek tekrar yapılmış.  
 
Moskova Metrosu (şimdilik) üç yüz küsür kilometre uzunluğundaki hatları ve (şimdilik) 197 istasyonu ile,  yeryüzündeki ikinci büyük metro sistemi. Yukarını soğuğuna, trafik keşmekeşine takılmadan kolayca seyahat imkanı sunuyor.  Ama  işler o kadar basit değil işte. Kente yapılacak her  türden gezinin en az  yarım gününü köstebek gibi yer altına inip bu metronun  istasyonlarını gezmeye ayırmak gerekli. Uzun bir zaman aralığında üslendiği  ideolojik  görevi artık kaybetmiş olan bu çok ilginç yapı grubu Sovyet sanatı ve “homus  sovieticus” hakkında bir şeyler görebilmek için  son derece elverişli,  etkileyici bir yeraltı müzesi. Üstelik haftanın yedi günü  sabah 05:30 gece 01:30 arası açık…
 
Smolenskaya | 5 Nisan 1953 | Vestibül : A.F. Strelkov, O.A. Velikoretsky |
İstasyon :  I.E. Rozhin, G.P. Yakovlev
 Metro sürekli büyüyen önemli bir kentin toplu taşıma sorunlarına çözüm arayışı olmanın ötesinde, otuzlarda Sovyet insanının ve yeni serpilen rejimin nelerin üstesinden gelebileceğini dünyaya, özellikle de batıya  ispata yönelik bir “sosyal sorumluk projesi” olarak ele alınmış. Moskova’yı Dünyanın proleter başkenti yapma heves ve iddiasındaki yöneticilerin  basit ve fonksiyonel olması gereken bir sistemi   gösterişli  yeraltı tapınaklarına, saraylarına dönüştürmesi başlı başına ironik bir durum olmasına, üzerinde düşünülüp, dalga geçilecek nice zeminler sunmasına, benim de  uğraşsam epey edecek lafım olmasına rağmen bu yazıda gerçek bir gezi bloggeri gibi davranıp, istasyonlardan örnekler vermekle yetineceğim. Yine de konu ile ilgili entelektüel sevdalarınıza hürmeten,  http://russianinmoscow.ruslang.ru/doc/A_metro_o linkindeki makaleye göz atmanızı öneririm.
Teatralnaya | 11 Eylül 1938 | Vestibül : L.M. Polyakov | İstasyon :  I.A. Fomin
“İstasyonların adlarını da   Kril alfabesi ile yazmışlar, çıkışın bile nerede olduğu anlaşılmıyor”  kapsamı  hezeyanları bir kenara bırakırsanız son derece basit ve iyi işleyen bir sistem bu.  Kolay ulaşılabilir istasyonları,  bir buçuk iki dakikayı aşmayan bekleme süresi ve ucuzluğu müthiş. Vagonların  spartan ve fazla modern olmayan görünüşleri   istasyonların ve  aydınlatma elemanlarının  art deco  havası ile  birleşince ortaya bir köhnelik, bir  tür “Blade Runner” filmi atmosferi yaratıyor olsa da, aldanmayın. Gerektiğinde müthiş bir süratle  gidebilen (bazı istasyonlar arası mesafe epey fazla), usturuplu bir şekilde yavaşlayıp, sarsılmadan duran cihazlar, hiç durmadan gelip gidişleri ve buna bağlı türlü cambazlık,  çok sayıda işinin ehli insan tarafından  yönetilen, bakımı yapılan mükemmel bir sistemi işaret ediyor.  Bizim gibilere de  ister istemez “ulan bu metroysa, bizdeki ne?”  sorusunu sormak düşüyor.
Marsça yazılmış bile olsalar, her istasyonun zemininde kullanmak istediğiniz hattın rengini gösteren yönlü oklar mevcut.  Bu okların takibi ve her yerde bulunabilen metro haritası (metro çıkışları ve terminallerin  tam ortalarında   bu haritaların büyüğü ve istasyon adları Latin harfleri ile yazılı olanları da var)  ile gidilecek yönü kolayca bulmak mümkün.
Turistik cehaletten iyice bunalıp muhtelif refleksler geliştirmiş Moskova Metrosu bilet satış çalışanları gişe önündeki hal ve tavrınızdan sıkıntınızı ossat anlayıp, bir kağıda yazdıkları “şu kadar binişe, şu kadar ruble” formülünü camdan yüzünüze dayıyorlar.  Size düşen,  müsait miktarda Rus parasını cepten çıkarıp, teyzelere ulaştırmak. Hemen bileti basıp size taktim ediyorlar.  Miki camın önündeki çizelgeyi kan dondurucu bir dikkatle, 8 saniye filan inceleyip 24 saat boyunca sınırsız [1] kullanılabilir bilet almamızın daha iyi olacağına kanaat getirdi. Pazarlık etmediğine de ayrıca şükrettim. Çünkü başka ülkelerde gözüne kestirdiği müzelere bizim “Müzekart” la girme teşebbüsleri, üstelik başarmışlığı var. Bu biletler ayrıca  o kentte de bulunan “Hafif Metro” saçmalığında, hala mevcut ve kullanılan “Troleybüs” [2] acayipliğinde ve Otobüslerde de kullanılabiliyor.  Ez cümle,  şu mavi kartlardan bir tane edinmek  kentte yapılabilecek en makul işlerden biri.
Kentteki dikkate değer her istasyona girip çıkacak,  dikkatle bakacak vaktimiz olmadı doğal olarak. O yüzden bu yazının sonrası dikkatimi çeken ve fotoğraflayabildiğim birkaçını içeriyor. Gelecekteki seyahatlerde listeyi zenginleştirmeyi ümit ediyorum.
Lubyanka | 15 Mayıs 1938 | Vestibül:N.A Ladovsky | İstasyon : D.F. Friedman, I.I. Loveliko
 
……………
Bvp,
Fotoğraflar: BvP

[1] 24. Saatin ne zaman biteceğini  akılda tutmakta, hatta bir yerlere yazmakta yarar olabilir.
[2] Otobüs biçiminde ama elektrikle çalışan bu araçlardan altmış ve yetmişlerde İstanbul’da  Taksim-Bebek hattında da  kullanılırdı.  Düz, kıvrımsız geniş yollar ve sıkışık olmayan bir trafik için tasarlanmış İtalyan malı bu cihazların  “boynuzları”, dar ve keskin virajlı İstanbul yollarında elektrik aldıkları hattan çıkar,  şoför de  inip yerine takardı. Galiba seksenlerde taburcu oldular. Ama Moskova’dakilerin boynuzu filan çıkmıyor, şakır şakır çalışıyorlar.

2 yorum:

Giybetci Kodu dedi ki...

efendim ordaki metroysa burdaki de metrobüs. şu mavikart kaç rubleydi?

Baron von Plastik dedi ki...

Evet, metro dediğin her yerde olan bişey, oysa bir "metrobüs"?
moskovamavikartı ne kadardı hatırlamıyoruz amma öyle can acıtır marka değildi.