Emsallerine faiktir

Eylül 16, 2013

Kadıköy II / Eski Hal ve Beşiktaş İskelesi

 Eski Hal  ( Kadıköy Haldun Taner Sahnesi)



Kadköy | Eminönü - Karaköy İskelesi | 2013
Vapur Kadıköy’e yanaşıp, şahsiyetsiz ve sıradan yolcu salonundan çıkıldığında insanın önüne deyim yerindeyse “lök” gibi başka bir yapı çıkar. Solundaki otobüs durakları, gazete bayileri, inanılmaz pislikte kokular saçan büfeler ile yanına yöresine konuşlanmış türlü anlamsızlığın ortasında ve ilginçtir. Dikkatle bakılmayı hak eder. Belediye tarafından 1920’lerin ortalarında hal olarak kullanılmak amacıyla, 225.000.- TL gibi büyük bir para harcanarak yapılmıştır (Sayar 1937).  1. Milli  Mimari  üslubundadır. Yani, tasarlayan zat Osmanlı historisizminden yana kullanmıştır tercihini.


Kadıköy | Hal | 1920'ler | Konservatuar |
 Haldun Taner Sahnesi | 1980'ler | 2013

Açık ucu kara tarafına bakar şekilde tasarlanmış U biçimli planın iki yandaki kütleler dükkan ve büroları içerir. Ortada ise cam örtülü bir teşhir, satış alanı olarak bırakılmıştır. Bu cam örtünün iklime ve yapılan işe uygunsuzluğu, büroların sayısının anlamsızca fazla olması anlaşılan yapıldığı dönemde sık dile getirilen şikayetlerdendir.  Mimar Zeki Sayar [1] Arkitekt dergisindeki makalede dönemin nezaket kurallarının elverdiği ölçüde “acımasızca” eleştirir binayı  (Bu konuda beyan edecek hem aklı hem de bilgisi vardır.  1933’de İzmir Şehir Hali yarışmasını kazanan proje onunkidir!).
 

Denizden | 2012
Hemen yanı başındaki Kadıköy çarşısı ve çevre yolları ile bağlantısı düşünülmemiş oluşu da eklenince, yapı uzun yıllar boş kalmış, otuzların ortalarında bir bölümü İtfaiye garajına çevrilmiş, yine de yeterince değerlendirilemeyen orta alan bir süre sonra hurda deposu haline gelmiştir. Uzun yıllar boş tutulur, sonra seksenlerde pek kötü eklemeler marifetiyle konservatuar  ve  tiyatro olarak kullanılmaya başlanır! Adı Artık “Haldun Taner Sahnesi”dir. Yakın zamana kadar yakınlardan geçerken tüm o keşmekeşin ortasında içeriden klasik müzik sesleri duyulurdu. Biz o sesleri duyabiliyorsak, ders çalışmaya çalışan zavallılar da dışarıda olan biteni duyuyorlardı büyük olasılıkla. Yapı bugün bir bütün olarak; yapılış amacıyla, öğrencilerle, tiyatro izleyicileriyle, pis kokulu döner büfeleriyle, Kadıköylülerle ve de  Rahmetli Zeki Sayar’la dalga geçip durur…

 
Beşiktaş İskelesi
 

Kadıköy | Beşiktaş - Adalar İskelesi | 1920'ler | 2013

Sağda, az ileride Beşiktaş iskelesi olarak kullanılan yapıyı görürüz. Civardaki birbirine yakın dönemde yapılmış üç yapı içinde  (Hal binası, Şehremaneti ve İskele) en yıkık dökük olandır ve anlamsız ilavelerle de iyice çirkinleştirilmiştir.  Aslında Mimar Vedat Tek Bey Haydarpaşa ve Moda İskelelerini yaparken burası içinde bir proje hazırlamış fakat ne hikmetse uygulanmamıştır.

Beşiktaş - Adalar İskelesi | Cepheden Detay| 2013
Taa 10 yıl sonra, 1926’da bu iki katlı yapı inşa edilir. Yapanı bilinmez. Bu da 1. Milli Mimari akımı izlerini taşır, çok kötü de değildir belki ama dediğim gibi eklemeler öyle berbattır ki, iç bulandırır.  Ön teras, çatı, kara tarafındaki yolcu şeyi, yandaki çay iktisadi teşebbüsü… Önünden aceleyle geçerken tüm bunlar algılanmaz elbette. Kara tarafında bir iki dakika zaman ayırıp göz gezdirirseniz, orijinal yapıyı sezmek – bir parça -  olasıdır. Deniz tarafından o da okunmaz. En son 1988’de restore! Edilmiş, iyice içine sıçılmıştır.

 
Tek hoş tarafı kapının önünde kimse tarafından rahatsız edilmeden rahatça uyuyan, şişman ve uyuşuk köpek galiba… Bu yaz  (2013 yazı) fazla denk gelmedim ama eminin havalar soğuyunca yine gelecektir.  

Kadıköy | Meçhul Balıkçı | 2013
Yolun karşısındaki “Kadıköy Şehremaneti”ne seyirtmeden, Beşiktaş iskelesi ile yol arasındaki yeşil alanda yakın zamanda zuhur eden “Meçhul Balıkçı” heykeline de bir göz atalım: Belediyelerin son zamanlarda severek uygulamaya koyduğu bir program galiba bu. Çevresi ile nasıl ve  ne ölçüde bütünleştiği; bölgenin hatırlanan, anlamlı bir özelliği olup olmadığı fazla düşünülmeden, estetik  vehimlere de kapılmadan serpiştirilen köksüz heykeller... Daha anlamsızı isteniyorsa, kentin karşı yakasında, Eminönü, Aşir Efendi Caddesindeki “Meçhul Sırt Hamalı” heykelini arayıp bulmak yeterli. 

Eminönü | Meçhul Hamal | 2012 | 2013


Devam Edecek...
BvP

Fotoğraflar BvP 


..........
[1]  Zeki Sayar, Mimar dr. h.c ; 1905'de İstanbul'da doğdu. 1923'de Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi'ne girdi, 1928'de Güzel Sanatlar Akademisi  Yüksek Mimarlık Bölümünden mezun oldu ve serbest mimarlık yapmaya başladı. 1931'de Abidin Mortaş ve A.Z. Kozanoğlu ile "MİMAR" dergisini yayınlamaya başladılar. 1935'den sonra "ARKITEKT" adını alan dergiyi 1942'ye kadar A. Mortaş ile, sonra yalnız olarak 1980 yılı sonuna kadar 50 yıl boyunca yayınladı. 
1945-1948 yıllarında Türk Yüksek Mimarlar Birliği İstanbul Şubesi başkanlığını yaptı. Bu süre içinde T.M.M. Odalarının kurulmasına öncülük etti ve çalışmaları yürüttü 1972'de İDGSA Temsilciler kurulu tarafından "Türk Mimarisi, Türk Plastik sanatlarının yurt içinde ve yurt dışında tanıtılmasına karşılık, "onursal doktorluk" payesi verildi. 1981'de de Mimarlar Odası tarafında kendisine onur plaketi verilmiştir. (Arkitekt Dergisi Ciltleri arkasında yer alan biyografi) 2001 yılında hayatını kaybetti. 



Hiç yorum yok: