Emsallerine faiktir

Nisan 28, 2009

Darth Vader Camii Şerifi


Çocukluğumda, gazete ve dergilerin vazgeçilmezlerindendi şu, “aradaki bilmem kaç farkı bulun” zevzekliği. Bir garabet olarak yıllar sonra karşıma çıktı. Yeni on yılın muazzam icadı, sonu “şehir” veya “kent” olarak biten, otoyol kenarı yaşam dünyalarından birinin ucunda. Delice tüketilen her şey gibi –şehir’li, -kent’li yapı grupları da yerlerini başka bir furyaya bıraktı. Yeni “tarz”; –evleri! Veya -li evler takısı ile bitenler. Şöyle mesela: “Hades Evleri”, “Krematoria Evleri”, “Klitorisli Evler” gibi... Başka bir alternatif bölgenin eski adını kullanmak: Kalamış'ta ev yapılıyor ise “Kalamisia Evleri” diyorsunuz mesela. Fakat benim küçücük aklı tümüyle bedenden çekip çıkaranı, İstanbul Maslak’da bina edilen, Manhattan'ın dayı oğlu “Mashattan”! "Hani Manhattan var... New York'ta. Işıl ışıl, yüksek binalarla dolu. Hah, işte bizim Maslak var ya..." diyerek anlatmaya çalışırken bile gözüm kararıyor, başım dönüyor. Ama anladınız işte.

Gelelim "aradaki farkı bulun" oyununa: Yapıldığı yıllarda epey rağbet görmüş, fakat bir süredir yaldızı oldukça dökük bu yerleşimde yaşayan bireylerin –eğer ezilmeden ulaşabilirlerse- kullanacağı bu cami, kapısının önünde Simon Legree’yi Tom Amca’yı kırbaçlarken görmeyi umacağınız, plantasyon kaşânesi tarzında bina edilmiş bir dükkan-okul’a komşu. Dükkan-okulun bir de dükkan-ana-okul’u var ki, tüm bu mimari Disneyland tek bir yazının konusu olamayacak kadar cıvık…

Bizim cami, çağdaş bir mimarlık örneği olmak üzere tasarlanmış belli ki. Tasarlayan, mimarlıkla İslam dini arasında determinist bir bağlantının var olduğunu savunan ve uygulayan kesime ait biri olmalı…

Genel olarak bu kesimin önemli çabası, mimari açıdan bakıldığında “bugün”e çözüm getirmekten çok “dün”ü açıklamak. Fakat o, o parlak insan burada ayrılıyor işte. Bizim mimar, çağdaş mimarlık üretiminde İslami içeriğin ne olabileceği sorununu “bugün”le bile uğraşmadan, gelecekte aramış, bulmuş da… İslam’da, kişioğluna verilen bireysel özgürlüğü (eski deyimle, “ irade-i külli”yi) sonuna kadar kullanıyor. Tüm bireyler gibi onun da, bu özgürlüğün bokunu çıkarıp, feza aleminden kentsel strüktürümüze muhtelif öğeler indirdiğini seziyorum. Kurgusal bir evrenden getirip Ataşehir’e konduruyor Darth Vader’i. Siyah miğferi ve ışın kılıcı ile.

Kasabalarda, köylerde son on onbeş yılda yapılmış oldukları belli, çoğunun paslanmaz çelik minaresi balistik füze maskotu boyut ve formunda (Bunların en iyileri Bolu Dağı civarında, yol kenarında bulunuyor) bir sürü tuhaf, garip cami görüyorum. Çoğu, köy ya da kasaba cami yaptırma derneği marifeti olan bu yapılar parası, aklı ve görgüsü kıt hevesliler tarafından yapılmışlar. Oysa, “Darth Vader Camii Yaptırma Derneği” falan kurup makbuzla para toplanarak kotarılamayacak bir girişim buradaki. Sıkı bir tasarım süreci, profesyonel pratik, muhtelif hiperuzay seyyahatler, yığınla para ve ince bir zevksizlikten söz ediyoruz. Boru değil.

Bu mimari tema parkı civarında artık işim kalmadığı için inşaatın son durumunu bilmiyorum. Fakat o civarda, geceleri siyah pelerinli iri yarı bir adamın elinde ışıldayan bir çubukla, “Luke sum ipse patrem te” [1] diye bağırarak dolaştığı söyleniyor!



[1] Luke, I’m your father !

Edited By Miki














Hiç yorum yok: